Varikosel

Varikosel, testislerdeki kanı boşaltan toplardamarların bacaklardaki varis tarzı genişlemesine verilen isimdir. Bu durum sıklıkla (%90) sol tarafta görülürken, %8-9 oranda iki taraflı, %1-2 oranında ise sağ tarafta izlenmektedir. Sol tarafta daha sık izlenmesinin nedeni sol taraf toplardamarının anatomik yapısı ve vücut içindeki seyri ile ilgilidir.

Ne sıklıkla izlenir?

Toplumdaki erkeklerin genelinde görülme oranı %15-20 arasındadır. Kısırlık (infertilite) sorunuyla doktora başvuranların ise yaklaşık %30-40’ında rastlanmaktadır.

Belirtileri

  • Kısırlık: Testis ısısının bozulması, kirli kan içindeki toksik maddelerin testiste birikmesi ile testis fonksiyonları etkilenir. Bu durum öncelikle sperm üretimini, ileri evrelerde ise testosteron üretimini bozar. Varikosel düzeltilebilir erkek kısırlığının en sık sebebini oluşturmaktadır.
  • Testiste şişlik ve kabarıklık: Damarlardaki genişleme, bir süre sonra dışarıdan görülecek kadar belirginleşip bacaklarda görülen varislere benzer görünüm alabilmektedir. Bu durum dışardan kabarıklık ve şişlik şeklinde kendini belli etmektedir.
  • Testiste ağrı: Varikosel ağrısıtestiste olan rahatsız edici künt nitelikte kendi belli eden bir ağrıdır. Bu ağrı genelde kasık bölgesinde ve testiste hissedilebildiği gibi zaman zaman bacağa doğru da yayılabilir. 
  • Testiste küçülme: Varikosel ilerleyen dönemlerde sperm ve erkeklik hormonu üretiminden sorumlu olan testisin boyutlarında küçülmeye neden olabilmektedir. Bu durum kendini kısırlık (infertilite), cinsel isteksizlik ve cinsel fonksiyon bozuklukları ile gösterebilmektedir.

Sebebi nedir?

Varikoselin neden olduğu tam olarak belli değildir. Ancak karın içi basıncını arttıran ağır sporlarla uğraşanlarda, kronik kabızlık sorunu yaşayanlarda, kronik öksürük sorunu olanlarda, sürekli ayakta kalmayı gerektiren meslekleri yapanlarda, uzun boylu ve şişman erkeklerde daha sık izlendiği bilinmektedir.

Tanısı nasıl konulur?

Varikosel tanısı elle muayene ile konulmaktadır. Muayene bulgularına göre varikosel 3 dereceye ayrılmaktadır. Varikosel tanısı konulduktan sonra mutlaka testis boyutları ve kıvamı da kontrol edilmelidir. Klinik tanıyı desteklemek için gerektiğinde Skrotal Doppler Ultrasonografi yapılabilir ancak tanı için mutlak gerekli değildir. Sperm parametrelerinin değerlendirildiği semen analizinin yapılması ise tedavi gerekliliği konusunda belirleyici olmaktadır. 

Varikosel tedavisi

Varikosel teşhisi konulan kişilerde infertilite (kısırlık) problemi yoksa, testis boyutları ve semen parametreleri etkilenmemişse destek tedavisi önerilebilir. Ameliyat kararı verebilmek için hastada muayene ile varikosel sorununun ortaya konulması ve bu durumun sperm parametrelerini etkilediğinin gösterilmesi gereklidir. Yine adolesan dönem erkeklerde varikosele bağlı testis boyutları arasında %10’dan fazla hacim farkı oluşmuşsa ameliyat önerilmektedir.

Varikosel ameliyatının mikrocerrahi teknikle mikroskop kullanılarak yapılması gerekir. Kasık bölgesinden 2 cm’lik bir kesiden girilerek mikroskobik büyütme altında genişlemiş toplardamarlar bağlanır. Atardamarlar, lenfatikler ve sperm taşıyan kanalların hasar görmemesi ve buna bağlı istenmeyen komplikasyonların oluşmaması için mikrocerrahi yöntemin kullanılması oldukça önemlidir. Yine mikrocerrahi yöntem ile yapılan ameliyat sonrası varikoselin tekrarlama riski oldukça düşük olup yüzde sıfıra yakın iken klasik teknikle bu oran %15 civarındadır.